dudak-estetiği_edited.jpg

Dolgu

Dudaklara hacim kazandırmak ya da dudak yapısını şekillendirmek üzere dudakların iç kısmı ve çevresine dermal dolgu enjekte edilmesi esasına dayanan estetik müdahaledir. Bu işlem çeşitli sebeplerden dolayı dudak incelmesi yaşayan ya da dudak yapısını değiştirmek isteyen herkese uzman kişiler tarafından uygulanabilir. Dolgu işlemi esnasında sıklıkla kullanılan dolgu maddesi ise oldukça etkili olan ve cilde hacim kazandıran hyaluronik asittir. Cildi pürüzsüz tutan ve dokuların onarılmasını sağlayan bu dolgu maddesi dudak dokusu ile uyumlu bir yapıda olup aynı zamanda ciltte yer alan hücrelerin suyu tutmasını sağlayan bir yapıya sahiptir.
 

Dudak dolgusu nasıl yapılır?

Dudaklar genel yapısı itibari ile çok sayıda sinir sonlanmalarının yoğun olduğu bir bölgedir. Bu sebeple dolgu işlemi yapılmadan önce bölgenin lokal olarak uyuşturulması dudak dolgusu işleminin daha konforlu olmasını sağlayacaktır. Dudak dolgusu işleminden önce hasta ile ayrıntılı konuşup beklentisini ve dudaklarını nasıl görmek istediğini iyice anlamak son derece önemlidir. Hekimin hastayı iyice dinleyip beklentisini anladıktan ve iyi bir muayeneden sonra dolgu işlemine geçilir. İnce uçlu iğnelerle veya bir kanül yardımı ile istenilen miktarda dolgu daha önce planlandığı ölçüde dudağa enjekte edilir. Dudak dolgusu işlemi uzman doktorlar tarafından yapılmalıdır.
 

Dudak dolgusu işleminden sonra nelere dikkat etmek gerekir?

Dudak dolgusu işlemi özel bir uygulamadır. Çok deneyimli olan kişilerce yapılması gerekir. Çok nadiren yapılan bölgede morarma ve şişlikler oluşsa da bu durum kolaylıkla kontrol altına alınır. Bölgeye buz uygulaması ve morluk geçirici kremlerin uygulanmasıyla bu durum kısa sürede düzelir.

Dudak dolgusu uygulaması sonrasında ödem ve şişlik oluşur mu?

Bazen işlem sonrasındaki ilk günlerde şişlik ve ödem olması beklendiği gibi morluklar da oluşabilir. Ama bu bulgular birkaç gün içinde geçecektir.

Dudak dolgusu kalıcı mıdır?

Dudak dolgusu yaptıran kişilerin en merak ettiği soruların başında dudak dolgusunun kalıcı olup olmadığı gelmektedir. Kalıcı dolguları ciltte geri dönüşü olmayan reaksiyonlara yol açtıkları için daha yumuşak ve dudağa zarar vermeyen, maksimum bir yıla kadar süren dolgular kullanılmaktadır ve bu çok daha sağlıklıdır.
 

Botoks

Botoks başta estetik olmak üzere, birçok tıbbi alanda kullanılan bir yöntemdir. Yüzde beliren kırışıklıkları ve ince çizgileri yok etmenin en güvenilir ve en kolay yöntemi olarak bilinir. Çoğu estetik operasyonun aksine botoks uygulaması esnasında herhangi bir kesme işlemi yapılmamaktadır. Kişi, uygulama sırasında herhangi bir acı ya da ağrı hissetmez. Aynı gün, işlerine kaldığı yerden devam edebilir. Botox, estetik dışında aşırı terleme, migren ağrıları, diş gıcırdatma ya da servikal distoni gibi kas rahatsızlıkları tedavisinde de kullanılmaktadır.
 

Botoks neden yapılır?

Yaşlanmayla birlikte yüzümüzde belirginleşen, mimik kaslarının kasılması sonrasında oluşan kırışıklıklar ve çizgiler, botox ile giderilebilir. Botoksun uygulandığı bölgede mimik kaslarına sinirlerden iletilen, kasların kasılmasına neden olan sinyaller geçici bir süreliğine felç olur. Kas hücrelerinin kasılması önlenir ve kaslardaki sertleşme miktarı en aza indirgenir. Aynı zamanda anormal kas kasılmaları da durur. Bunun sonucunda yüz kaslarının bir süreliğine gevşemesi, kırışıklık ve ince çizgi oluşumunun durması sağlanır.
 

Botoks nasıl yapılır?

Botox işleminde, botulinum toksini seyreltildikten sonra direk olarak nöromusküler dokuya enjekte edilir. Enjeksiyon işleminden ortalama 20 dakika öncesinde bölgeye lokal anestezi kremi sürülür. Uygulama bölgesi temizlendikten sonra toksin, ince uçlu iğneler yardımıyla bölgedeki kasların içine ufak dozlarda enjekte edilir. İşlem, ortalama 15 dakika sürer. Kas dokuya enjekte edilen botulinum toksini, ortalama 24-72 saat sonrasında etkisini göstermeye başlar.
 

Botoksun ömrü ne kadardır?

Botoksun ömrü, kişiden kişiye, botoks yapılan bölgeye, işlem esnasında kullanılan doza göre değişiklik gösterebilir. Genel olarak botoksun ömrü 4-6 ay arasında değişir. İkinci uygulama sonrasında botoksun etkisi de uzar. Botoksun etkilerini daha uzun bir süre göstermesi için kişinin en az 5-6 seans aynı bölgeye botoks yaptırması gerekir.
 

PRP

PRP, trombositten zengin plazma anlamına gelmektedir. “Platelet Rich Plasma” kelimelerinin kısaltılmasından oluşur. PRP kişinin kendisinden alınan az miktarda kanın bazı işlemlerden geçirilmesi sonucu trombositten zengin plazmanın elde edilmesi ve aynı kişiye tekrar enjeksiyon yoluyla verilmesi temeline dayanmaktadır. Gerçekleştirilen özel işlemler sonucu elde edilen trombositten zengin kısım ayrıştırılarak, hedeflenen bölgeye enjeksiyon yardımıyla uygulanır. Salgılanan büyüme faktörleri ve kollajen sentezi yoluyla, tendon kök hücrelerinin çoğalması sağlanır ve kan akımı arttırılır. Böylece PRP tedavisi yoluyla, pek çok problem ve şikayete sebep olan durumlara, kişinin kendi kanından elde edilen güvenli ve doğal bir yöntemle müdahale sağlanmış olur. PRP tedavisi, maksillofasiyal ve kardiyovasküler cerrahide yaklaşık 20 yıldır kullanılmaktadır.
 

PRP uygulamasının etkileri nelerdir?

PRP uygulaması, ilk başlarda daha çok kozmetik ve anti-aging tedaviler amacıyla kullanılmış ancak yakın dönemde doku hasarlarının tedavisinden kas iskelet sistemi hastalıklarına kadar pek çok alanda başarılı şekilde uygulanmaya başlanmıştır.
 

PRP uygulamasının sonuçları nelerdir?

  • Cilde esneklik ve parlaklık kazandırır

  • Yeniden canlandırıcı ve yapılandırıcı etkiler sağlar  

  • Cilt altı dokusunda, derinin tüm yaşamsal işlevleri destekler

  • Saçları güçlendirerek saç dökülmelerini önler

  • Yaşlanmaya bağlı olarak meydana gelen kırışıklık ve çöküntüleri önler

  • Yara ve deri hasarı durumlarında derinin yeniden yapılandırılmasını sağlar

  • Lazer gibi uygulamalar sonrası ciltte meydana gelen hasarların hızlı şekilde yapılandırılmasını kolaylaştırır

  • Aşil tendonu kopmasına ameliyatsız çözüm sağalar

  • Medikal estetikte, yüz, el, kol, bacak içleri, boyun ve dekolte gibi bölgelerde kullanılır